SüperTeklif'e üye ol, sen de kazan!
www.eniyiprogram.com
Links to Page
Google Gruplar Beta
müzikpaylas grubuna kayıt ol
E-posta:

22/4/2007

1
T.C.
Yükseköğretim Kurulu
Uluslararası Mesleki ve Teknik Eğitim Konferansı
15–16 Ocak 2007, Bilkent -Ankara
Mesleki ve Teknik Eğitim Fakültelerinde Yeniden Yapılanma Yaklaşımları
Moderatör: Prof. Dr. Faruk KARADOĞAN, İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü


Esas itibariyle Meslek ve Teknik liselere öğretmen yetiştirmek amacıyla kurulmuş
bulunan Teknik Eğitim Fakültelerinin (TEF) sayısı 19’a ulaşmış bulunmaktadır. Ülke
geneline yayılmış olan bu fakültelerden 16’sında yaklaşık olarak 32000 öğrenci
öğrenim görmektedir. Üç fakültede ise henüz öğrenci bulunmamaktadır. Bazı
fakülteler ülkenin sanayi bölgelerinden uzakta yer almaktadır ve yeterli akademik
kadrolara sahip olmayıp büyük alt yapı farklılıkları sergilemektedirler. Yapıları ve
sorunları birbirine benzemeyen bu fakülteler için ortak tek bir öneri geliştirmekte
güçlükler bulunmaktadır.
2004–2005 eğitim öğretim yılında mezun olan öğrenci sayısı 3800 dolayındadır. Aynı
dönemde Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) yalnızca 550 civarında kadro açmıştır;
istihdam, kimlik ve eşdeğerlik sorunları bulunmaktadır. Yeniden bir yapılanmanın
kaçınılmaz olduğu anlaşılmaktadır.
Yeniden bir yapılanma aşamasında göz önünde tutulması gereken hususlar:
• Öğretmen ve eğitmen gereksinimini karşılamaya devam etmeli, bu öneri
Meslek Yüksek Okullarını kapsamalı,
• Sanayinin gereksinimi karşılanmalı, bu amaçla ders içerikleri gözden
geçirilmeli, sanayicilerle birlikte danışma kurulları oluşturulmalı ve
uygulamalar paydaşlarla izlenmeli,
• Yeniden yapılanma yeni sorunlar yaratmamalı,
• AB sürecindeki gelişmelere uyumlu olmalı,
• Askerlik vb iyileştirmelerle çekiciliği arttırılmalı,
• Dikey geçişin önü açık olmalı, pedagojik eğitim sadece öğretmen ve eğitmen
olacaklara verilmeli ve son yıla yoğunlaşmalı, diğer öğrenciler için sanayide
çalışma, bitirme çalışması yapma, dikey geçişe yardımcı olacak derslere ağırlık
verilmeli,
• TEF’lerin yeniden yapılandırılmasında ve uyguladıkları programların
güncellenmesinde ilgili tüm tarafların yeterli şekilde temsil edilebileceği
çalışma gruplarıyla karar alınmalı,
2
• TEF’de öğretim elemanı olarak görev yapacak kişilerin belirli bir süre sanayide
çalışması, sanayide deneyime sahip kişilerin de bu fakültelerde öğretim elemanı
olarak görev yapmasına yönelik yasal düzenlemeler yapılmalı,
• Mesleki ve TEF’lerinin tüm programları gözden geçirilirken, ihtiyaç
bulunmayan bölümler kapatılmalı veya ihtiyaç duyulan yeni bölümler açılmalı,
• Mesleki ve teknik eğitim verilirken başka bir mesleğe uyum sağlayabilecek
esnek programlar halinde oluşturulması,
• Yaşam boyu öğrenme perspektifinde açık öğrenme ortamlarının oluşturulması,
Prof.Dr. Faruk KARADOĞAN
Prof.Dr. Mehmet Ali TAŞDEMİR
Prof.Dr. Niyazi ERUSLU
Prof.Dr. Remzi AKKÖK
Prof.Dr. Zekeriya POLAT
Ek 1: Öneri
Ek 2: Toplantılarda Yapılmış Olan Önerilerin Özetleri
3
Ek # 1
7-8 Mart 2006 ve 15-16 Ocak 2007 tarihleri arasında Ankara’da gerçekleştirilen
Mesleki ve Teknik Eğitim Fakültelerinde Yeniden Yapılanma Yaklaşımlarını
kapsayan toplantıların ışığında tüm görüşleri birleştirebilecek bir öneri :
• Pedagojik formasyon dersleri 4. yıla toplanır.
• İlk iki yıl sonunda MYO ya eşdeğer bir önlisans ile ayrılma olanağı tanınır.
• Üçüncü yıldan sonra iki seçenek sunulur:
1. Herhangi bir eğitim Fakültesinde alınacak bir yıllık pedagoji eğitimi ile
öğretmen olabilme,
2. Endüstride yapılacak eğitim ve bitirme çalışması ile lisans derecesi
edinme, böylelikle serbest çalışma veya mühendislik fakültesine dikey
geçiş olanağı.
Olası bir uzlaşmanın sağlanabileceği ve geliştirilebilmeye açık öneri aşağıdaki şema
üzerinde de yer almaktadır.
4
İLK 2 YIL
Temel bilim ve
Temel Alan
Dersleri
3. YIL
Tamamlayıcı Alan Dersleri
4.YIL
Pedagoji öğrenimi
4.YIL
Endüstride Eğitim
Ön-lisans
derecesi
Teknik öğretmen Lisans Derecesi
Dikey geçiş
sınavı
TEKNİK EĞİTİM
FAKÜLTELERİNİ
YENİDEN YAPILANDIRMA
Ek # 2
Toplantılarda Yapılmış Olan Önerilerin Özetleri
7-8 Mart 2006 Toplantısı:
• TEF’lerTeknoloji Fakülteleri olsun ve teknolojist yetiştirsin,
• Teknoloji Mühendisi yetiştiren kurumlara dönüştürülsün,
• Yüksek Tekniker yetiştiren kurumlara dönüştürülsün,
• Teknoloji Yüksek Okulu olsun,
• Mühendislik Fakültelerine dönüştürülsün ,
15-16 Ocak 2007 Toplantısı:

TEF’lerin dört yıllık lisans eğitim veren Teknoloji veya Uygulamalı Bilimler
Fakültelerine dönüştürülmesi,
5
• TEF’ler teknoloji fakülteleri olarak yapılandırıldığında, Meslek Eğitim
Fakültelerinin de Ticari Bilimler ve Turizm Fakültesi olarak
yapılandırılması,
• TEF’lerin kapatılarak alt yapılarının ve kadrolarının ilgili fakültelere
devredilmesi,
• Uluslararası örnekler dikkate alınarak gelişmiş olan bir veya iki fakülteden
başlanarak Teknoloji Fakültesine dönüştürülmesi,
• TEF’lerin sayıları ve kontenjanlarının ihtiyaç doğrultusunda azaltılarak
sürdürülmesi,
Toplantıdaki tartışmaların ışığında büyük bir kesimin kabul edebileceği düşünülen bir
öneri Ek # 1’de sunulmaktadır. Bu öneri toplantıda belirtilen talepleri büyük ölçüde
karşılamaktadır. Yapılan tüm öneriler yerine böyle bir öneri üzerinde yoğunlaşarak
sonuca varılabileceği umulmaktadır.

22/4/2007

1
T.C. Yükseköğretim Kurulu
Uluslararası Mesleki ve Teknik Eğitim Konferansı
15-16 Ocak 2007- Ankara
Sonuç Bildirisi
Yükseköğretim Kurulu tarafından düzenlenen Uluslararası Mesleki ve Teknik Eğitim Konferansı;
açılış oturumu, ortak oturumlar, grup çalışmaları ve genel değerlendirme olmak üzere dört
aşamalı olarak gerçekleştirildi. Her kesimden paydaşların bulunması ve çözüm arayışlarına katkı
yapma isteği ve heyecanı, toplantının önemle vurgulanması gereken özelliği olmuştur.
Toplantının açılış konuşmalarında aşağıdaki görüşler öne çıkarılmıştır:
• Ülkemizin 20 milyonu bulan genç nüfusu, geleceğimiz açısından çok önemli bir
potansiyel oluşturmaktadır. Cumhuriyetimizin 100.yılına, dünyanın 10. büyük ülkesi
olarak girme hedefimizi gerçekleştirmek için yapacağımız en önemli iş, gençlerimizi iyi
donanımlı, ekonominin ve özel sektörün ihtiyaç duyduğu alan ve standartlarda yetiştirmek
ve topluma kazandırmaktır.
• Amacı sanayi, ticaret ve hizmet sektörlerine nitelikli eleman yetiştirmek olan mesleki ve
teknik eğitim, Türk eğitim sisteminin en önemli alanlarından birisi olup Yükseköğretim
Kurulunun konuyla ilgili çalışma ve değerlendirmeleri süreklilik arz etmektedir.
• İş dünyasının, halen %65’i lise seviyesinin altında eğitimi olan mevcut işgücü profiliyle
dünya ile rekabet edemeyecek olması, mesleki ve teknik eğitime verilen önemin
arttırılmasını ve iş dünyası ile mesleki eğitim konusunda işbirliğinin artarak devam
etmesini gerektirmektedir.
• “Yaşamboyu öğrenme” kapsamında eğitim ve öğretim sorumluluğunun eğitim öğretim
kurumları yanında işveren, çalışan ve ilgili meslek örgütlerince de paylaşılması
• Çok daha maliyetli olan mesleki eğitimden mezun olanların, uzmanlıkları dışında bir
alana yönelmelerinin kaynakların boşa harcanmasına yol açtığı unutulmamalıdır.
• Meslek yüksekokullarının, çağın gerektirdiği mesleki bilgi ve becerilerle donanmış
nitelikte meslek elemanları yetiştiren kurumlar olarak özellikle tercih edilir hale
getirilmesi gerekmektedir.
• Meslek yüksekokulu mezunlarının askerlikle ilgili statülerini, lisans mezunlarına yakın
hale getirecek bir düzenleme, mesleki eğitime yönelmede önemli bir teşvik unsuru
olacaktır.
“Türkiye’de Mesleki ve Teknik Eğitimin Bugünkü Durumu ve Sorunlar” başlıklı açılış bildirisi
ile mesleki ve teknik eğitimin sayısal verilere dayalı bir fotoğrafı ortaya konularak, orta öğretim
ve yüksek öğretim kademeleriyle ilgili aşağıdaki tespitlere yer verilmiştir:
• Mesleki ve teknik eğitimin ortaöğretim kademesinde; Türkiye’deki statü nedeniyle,
meslek liseleri daha alt seviyede algılanmaktadır.
2
• Mesleki eğitimin maliyetinin genel orta öğretime göre iki kat büyük olmasına,
Türkiye’nin genel lise-meslek lisesi maliyet oranları bakımından OECD ülkeleri arasında
Almanya’dan sonra ikinci sırada bulunmasına rağmen, meslek lisesi mezunlarına iş
dünyasından yeterli talep bulunmadığı gibi, bu okullardaki akademik başarı, genel lise
öğrencilerine göre oldukça düşük düzeydedir.
• Meslek Yüksekokullarının, üniversite bünyesinde bulunması, bu okulların gelişimi ve
vizyonu açısından olumlu bir gelişmedir ve bu okullar AB kısa dönem eğitim-öğretim
hedefleri ile tamamen uyumlu bir yapıya sahiptir.
• Meslek Yüksekokulları mezunları arasında işsizlik oranı daha düşük olup Dünya Bankası
ve DPT tarafından desteklenen Meslek Yüksekokullarında eğitim koşulları oldukça iyi
durumdadır ve tüm MYO öğrencilerinin %40’ına yakını bu okullarda öğrenim
görmektedirler.
• İlçe ve beldelerdeki Meslek Yüksekokullarının çoğunda, barınma, işyeri uygulaması ve
sosyal yaşam açısından eğitim koşulları iyi değildir.
• Meslek Yüksekokullarında eğitim kuramsal ağırlıklı olup işyeri uygulama oranı çok
düşüktür.
• İş dünyası ile işbirliğinin yeterli düzeyde olmaması nedeniyle iş dünyasının taleplerine
uygun nitelikte mezun yetiştirmede sorunlar bulunmaktadır.
• Öğretim elemanlarının sanayi deneyimi az, ders yükleri çok fazla, öğretim elemanı başına
düşen öğrenci sayısı çok yüksektir.
• Meslek Yüksekokullarına meslek liselerinden gelen öğrencilerde, uyum ve akademik
başarı sorunları yaşanmaktadır. Bu okullara niteliksiz öğrenci geçişi sorunu çözüme
kavuşturulmalıdır.
• Meslek Yüksekokullarında öğrenci başına düşen ödenek çok düşüktür. Bu okullarda
eğitimde niteliği arttırmak için önemli bir kaynağa ihtiyaç bulunmaktadır.
• Teknik Eğitim Fakültelerinin sayılarının ihtiyacın çok üzerinde olması nedeniyle
mezunların öğretmen olarak atanma oranı %5 gibi düşük bir düzeydedir. Bu fakülte
mezunlarının unvan ve yetki sorunu bulunmakta, AB ülkelerinde bu fakültelere eşdeğer
herhangi bir yüksek öğretim kurumu olmadığından öğrenci ve öğretim elemanı değişim
programlarının uygulanmasında güçlükler yaşanmakta, bu olumsuzluklar da gelen
öğrenci niteliğinde ve motivasyonda büyük düşüşe yol açmaktadır.
• Bugünkü yükseköğretime geçiş sistemine göre, meslek lisesi çıkışlı öğrencilerin örgün
bir yükseköğretim programına yerleşme oranı genel lise çıkışlılardan daha yüksektir. Bu
durum, katsayı uygulamasının mesleki eğitimin önünde engel olduğu görüşünün
gerçekçi olmadığını göstermektedir. Mesleki eğitime nitelikli öğrenci akışı için asıl
çözüm, bu eğitimin, iş dünyasının eğilimleri ve dünyadaki gelişmeler doğrultusunda,
daha büyük kaynak desteği ile iyileştirilerek cazip hale getirilmesidir.
• Ortaöğretimde öğrenim sonunda bir çıktı değerlendirmesi (mezuniyet sınavı)
olmadığından meslek lisesi çıkışlılarda ciddi bir nitelik sorunu bulunmaktadır. Bu
nedenle meslek lisesi çıkışlıların, alanlarına yakın lisans programlarına geçmelerinde asıl
sorun, aldıkları eğitimdeki nitelik olarak kendini göstermektedir.
3
Belirtilen bu tespitler ışığında;
• Üniversiteler, bünyelerindeki meslek yüksekokullarını geliştirmek için gösterdikleri
çabayı arttırmalıdır.
• Öğretim elemanı seçiminde, sanayi deneyimi kriteri öne çıkarılmalı, eğitim-öğretim
programlarında işyeri uygulama oranı arttırılmalıdır.
• Öğretim elemanı yetiştirmek ve mevcut öğretim elemanlarının mesleki gelişmelerini
sağlamak için iyi donanımlı Mesleki ve Teknik Eğitim Fakültelerinden yararlanma
yolları araştırılmalıdır.
Konferansın ikinci aşamasında, Mesleki ve Teknik Eğitimde uluslararası uygulamalara yönelik
sunuş yapmak üzere davet edilen konuşmacılar, farklı ülkelerin mesleki ve teknik eğitime yönelik
yaklaşımlarını ortaya koyarak katılımcıların yönelttikleri soruları yanıtladılar.
1. İngiltere Örneği: Dudley Üniversitesi Mesleki Mükemmeliyet Merkezi (CoVE) (İşveren
İlişkileri Direktör Yardımcısı) Victor Reid “Vocational Education & Training – Meeting the
Needs of Industry – Mesleki Eğitim ve Beceri Geliştirme – Sanayinin İhtiyaçlarının
Karşılanması ”
2. ABD ve Kanada Örneği: Ryerson University (em.) öğretim üyesi Prof.Dr. Sam Mikhail
Vocational Education – “A North American Perspective: Canada, and USA -Mesleki ve
Teknik Eğitimde Kuzey Amerika Perspektifi: A.B.D ve Kanada”
3. Kore ve Japonya Örneği: Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve YÖK Genel Kurul
Üyesi Prof.Dr. A.Ekrem Özkul “Mesleki ve Teknik Eğitimde Kore ve Japonya Örneği”
4. Almanya Örneği: MEGEP (Mesleki Eğitim ve Öğretim Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi)
Ekip Lideri Reinhard Rolla ve Esslingen Yüksekokulu öğretim üyesi Prof. Dr. Müh. Manfred
Plank tarafından Esslingen Yüksekokulu örneği ile ilişkilendirilerek sunuldu.
• Farklı ülkelerdeki mesleki ve teknik eğitim sistemlerinin yapı ve işleyişinin
değerlendirilmesi ve karşılaştırılmasının ülkelerin kalkınmasında mesleki ve teknik
eğitimin rolünü belirlemek açısından yararlı olduğu, bunun yanında küresel eğilimler ve
değişimler karşısında bu ülkelerde öngörülen strateji ve dönüşümlerin de
değerlendirmesinin çok önemli olduğu vurgulandı.
• Ümit verici uygulamaların daha derinliğine ele alınmasını sağlayacak uzmanlık grup
çalışmaları planlanması ve bu konudaki bilgi ve deneyimleri paylaşmak üzere dış
ülkelerdeki kurumlarla işbirliği olanaklarının araştırılması hususları dile getirildi.
Konferansın üçüncü bölümünde, akademisyen, iş dünyası ve sivil toplum örgütlerinin yer aldığı
40’ar kişilik üç ayrı çalışma grubunda, aşağıdaki konular tartışılmıştır:
1. Yükseköğretimde Uygulama Ağırlıklı Yeni Açılımlar
Muğla Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Şener Oktik’in moderatörlüğünde toplanan çalışma
grubunda alınan sonuçlar:
• Yükseköğretimde kuramsal ağırlıklı yönlenme ile teknolojik, uygulamalı ve mesleki ağırlıklı
yönlenmeler belirgin biçimde ayrışmaktadır. Uygulama ağırlıklı yükseköğretimde eğitim
öğretim ve araştırma, öğretim elemanlarının nitelikleri “gerçek iş gücü piyasasının”
ihtiyaçları doğrultusunda ve değişen iş pazarına uyum gösterecek esneklikte olmalıdır
4
• Önlisans programları ayrı bir kulvarda tanımlanıp, eğitim-öğretim, öğretim elemanı profili ve
kariyer gelişimi bağımsız olarak programlanmalıdır.
• Üniversitelerin çatısı altında geleneksel fakülteler yanında uygulamalı bilimler ve uygulamalı
teknolojiler fakülteleri oluşturulup, yüksekokullar ve Teknik Eğitim Fakülteleri bu
fakültelerin bünyesinde düşünülebilir. Bu fakültelerin birimleri için ayrı tanımlanacak
öğrenim çıktıları ile dereceler AB nitelikler çerçevesi içinde tanımlanmalıdır. Gerek bu
fakültenin birimleri arasında gerekse bu fakülteden, geleneksel fakültelere geçiş
sağlanmalıdır.
2. Mesleki ve Teknik Eğitim Fakültelerinde Yeniden Yapılandırma Yaklaşımları
İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Faruk Karadoğan’ın moderatörlüğünde toplanan
çalışma grubunda alınan sonuçlar:
• Mesleki ve teknik eğitim fakültelerinde yeniden yapılandırma kaçınılmazdır.
• Meslek liselerine öğretmen gereksinimi karşılanırken, sanayinin ihtiyaçlarına da gerçekçi
biçimde yanıt bulmak esastır.
• Mesleki ve teknik eğitim fakültelerine ilişkin çalışmalar hızla sonuçlandırılmalıdır.
3. Önlisans Programlarından Lisans Programlarına Geçişlerin Düzenlenmesi ve bu
Bağlamda MYO Eğitim Programlarında Yapılabilecek Düzenlemeler
Çanakkale Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Aydın’ın moderatörlüğünde toplanan çalışma
grubunda alınan sonuçlar:
• Önlisans programlarından lisans programlarına geçişle ilgili mevzuat yeniden düzenlenmeli,
geçişlerdeki süre ve sınav sayısındaki sınırlamalar kaldırılmalıdır.
• Yüksekokul ve önlisans programları, okulun eğitim-öğretim amaçlarını zedelemeden
okullararasındaki geçişin kolayca yapılabileceği biçimde düzenlenmelidir.
• Yapılan düzenlemelere, Bologna süreci de dikkate alınarak biran önce başlanmalıdır

13/4/2007

eğitim eşitli hakkında

Kanun Önünde Eşitlik

 

Madde 10- “ Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.

Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.”

Din ve Vicdan Hürriyeti

 

Madde 24- “…. Din ve ahlak eğitim ve öğretimi Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Din kültürü ve ahlak öğretimi ilk ve ortaöğretim kurumlarında okutulan zorunlu dersler arasında yer alır. Bunun dışındaki din eğitim ve öğretimi ancak, kişilerin kendi isteğine, küçüklerin de kanunî temsilcisinin talebine bağlıdır…..”

 

Eğitim ve Öğrenim Hakkı ve Ödevi

 

Madde 42- ... Öğrenim hakkının kapsamı yasayla tespit edilir ve düzenlenir.

Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılâpları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz.

Eğitim ve öğretim hürriyeti, Anayasaya sadakat borcunu ortadan kaldırmaz.

İlköğretim, kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur ve Devlet okullarında parasızdır.

Özel ilk ve orta dereceli okulların bağlı olduğu esaslar, Devlet okulları ile erişilmek istenen seviyeye uygun olarak, kanunla düzenlenir.

Devlet, maddi imkânlardan yoksun başarılı öğrencilerin, öğrenimlerini sürdürebilmeleri amacı ile burslar ve başka yollarla gerekli yardımları yapar. Devlet, durumları sebebiyle özel eğitime ihtiyacı olanları, topluma yararlı kılacak tedbirleri alır.

Eğitim ve öğretim kurumlarında sadece eğitim, öğretim, araştırma ve inceleme ile ilgili faaliyetler yürütülür. Bu faaliyetler her ne suretle olursa olsun engellenemez.

Eğitim ve öğretim kurumlarında okutulacak yabancı diller ile yabancı dille eğitim ve öğretim yapan okulların tâbi olacağı esaslar yasayla düzenlenir. Milletler arası antlaşma hükümleri saklıdır.

 

1.3. 1739 SAYILI MİLLİ EĞİTİM TEMEL YASASI

Milli Eğitim Temel Yasası’nda;

    1. Türk Milli Eğitim Sisteminin genel ve özel amaçları,

    2. Temel ilkeleri,

    3. Eğitim sisteminin genel yapısı, her derece ve türdeki kurum ve kuruluşları,

    4. Öğretmenlik mesleği,

    5. Okul bina tesisleri,

    6. Eğitim araç ve gereçleri,

    7. Eğitim ve öğretim alanındaki görev ve sorumluluklar

yer almaktadır. Bu yasaya göre; Türk Millî Eğitiminin genel amacı, Türk Milletinin bütün bireylerini;

1. Atatürk ilke ve devrimlerine Anayasa’da ifade edilen Atatürk milliyetçiliğine bağlı; Türk milletinin milli, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan; insan haklarına ve Anayasa’nın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş yurttaşlar olarak yetiştirmek;

2. Beden, zihin, ahlâk, ruh ve duygu bakımlarından dengeli ve sağlıklı şekilde gelişmiş bir kişiliğe, karaktere, hür ve bilimsel düşünme gücüne, geniş bir dünya görüşüne sahip, insan haklarına saygılı, kişilik ve teşebbüse değer veren, topluma karşı sorumluluk duyan; yapıcı, yaratıcı ve verimli kişiler olarak yetiştirmek;

3. İlgi, yeti ve yetenekleri doğrultusunda geliştirmek gerekli bilgi, beceri, davranış ve birlikte iş görme alışkanlığı kazandırma yoluyla hayata hazırlamak, kendilerini mutlu kılacak ve toplumun mutluluğuna katkıda bulunacak bir meslek sahibi olmalarını sağlamaktır.

Böylece, bir yandan Türk vatandaşlarının ve Türk toplumunun refah ve mutluluğunu artırmak; öte yandan millî birlik ve bütünlük içinde iktisadî, sosyal ve kültürel kalkınmayı desteklemek, hızlandırmak ve nihayet Türk Milletini çağdaş uygarlığın yapıcı, yaratıcı, seçkin bir ortağı yapmak hedeflenmektedir.

13/4/2007

Türkiye ve dünya

 

Türkiye , kuzey yarım kürede ,Asya ,Avrupa ve Afrika kıtalarının birbirine çok yaklaştığı bir yerdedir. Avrupa ve Asya arasında doğal bir köprü görevini üstlenen Türkiye ,Asya'da yer alan geniş topraklarına Anadolu , Avrupa'daki topraklarına 'da Trakya adı verilir.

Üç taraftan denizlerle çevrili olan Türkiye; kuzeyinde Karadeniz , güneyinde Akdeniz, batısında Ege Denizi bulunur. Türkiyenin komşuları ise, doğuda Gürcistan,Ermenistan, Nahçıvan-Azerbaycan ve İran; güneyde İrak ve Suriye; kuzeybatıda Yunanistan ve Bulgaristan'dır. Türkiye 26 ve 45 doğu meridiyenleri ile 36 ve 42 kuzey paralelleri arasında yer alır.

Kategorilerim

Arkadaşlarım

Bağlantılarım

Blogcu ile yapıldı




MSN Back Link Checker www.hitscount.com Add to Technorati Favorites Technorati Profile
Google vs Yahoo Search Results Tool © SEO Chat™

Keywords
Enter keyword/phrase

Enter Captcha To Continue
To prevent spamming, please enter in the numbers and letters in the box below

Report Problem with Tool.

RankingScout - Pagerank Anzeige ohne Toolbar